Gündemimiz "Yargı" -2-

Yargının bir güç olup olmadığını tartışmadan güçten ne almak gerektiğine bir açıklık getirmek gerekir. Bir kesim yargının gücünden bahsederken yasama ve yürütmeye karşı olma kudreti olarak yargının yerini konumlandırdı.  Bir başka deyişle bu düşünce yargıyı hep yürütmenin karşıtı, muhalifi ve rakibi olarak  algıladı. Bu nedenledir ki yürütmenin aldığı kararlar ne derece iptal edilirse yargı o derce bağımsız ve güçlü sayıldı. Oysa yargı yasama ve yürütme ile birlikte devleti ayakta tutan bir güçtür. Bu haliyle yargı yürütme ve yasamanın ne karşısında ne de yanındadır. Yargı anayasa ve kanunların verdiği yetkiye dayalı olarak yargılama faaliyetini gösterirler. Yargılama faaliyetini gösterirken yargının bağımsız, yargılama görevini yapan kişilerinde tarafsız olması asıldır.

Yargının bağımsızlığı, yargının anayasa ve yasaların verdiği görevleri ve yetkileri hiçbir engellemeyle karşılaşmadan yapabilmesidir. Yargı kendi dışında ki yasama ve yürütmeye karşı değil devletin diğer kurumlarına karşı da bağımsız olmalıdır. Bu da yetmez yargı, yargı içi etkilere karşıda bağımsız olmalıdır. Teftişlerden ürken, kendi özlük, tayin ve terfileri hakkında karar verecek olan HSYK dan korkan, not baskısı altında çalışan hakim ve savcının ne derece bağımsızlığından bahsedilebilir ki? Elbette hakim ve savcılar da denetlenecektir. Onların da tayin ve terfileri olacaktır. Ancak objektif kriterlerin bulunmadığı, liyakatin esas alınmadığı durumlarda yargı bağımsızlığı adına her biri bir sorun oluşturmaya aday olacaktır.

Hakim ve savcılar kendi dışında olanlara karşı bağımsız olması kadar, kendi düşünce, inanç ve duygularına karşıda bağımsız olmalıdır. Bir başka anlatımla hakim ve savcı kendine karşıda bağımsız olmalıdır. Elbette hakim ve savcılarda bir insandır. Bir düşüncesi, bir inancı olacaktır. Ancak duygu, düşünce, zaaf ve inançlarını yaptığı işe karıştırdığında kendisine karşı bağımsız olduğundan bahsedilemez.

Tek başına yargı bağımsızlığı  yetmez. Bunun yanında yargılama faaliyetlerini yürüten kişilerin yani hakim ve savcıların tarafsız olmaları gerekir. Tarafsız olmayan yargının elinde bağımsızlık ne derece tehlike arz ederse bağımsız olmayan bir yargının da tarafsız kalması  o derece zorlaşır. Yargı için bağımsızlık ve tarafsızlık bitişik kardeşler gibidir. Biri ayrıldığında diğerinin yaşama şansı bulunmamaktadır.

Ülkemizde maalesef hep yargının bağımsızlığı gündemde tutuldu. Oysa  yargının bağımsızlığı yargının tarafsızlığını sağlama adına vardır. Yargının tarafsızlığı ne demektir? Yargının tarafsızlığı yasaların uygulanmasında ve yorumlanmasında , yargılama faaliyetlerinde hiçbir fark gözetmeksizin her bireye eşit olarak uygulamaktır. Hakim ve savcı kararlarında tarafsız olmaları yetmez. Tarafsızlığını duruşu ile de göstermelidir. İktidar partisinin yada muhalefet partisinin bir sözcüsü gibi her gün siyasal söylemlerde bulunan hakim ve savcının tarafsızlığından insanlar ne derece emin olabilir? Tavsiyemiz gerçekten siyasete sıcak bakan yargı mensupları varsa sırtlarında ki cüppeleri, yargının gücünü kullanarak siyaset yapmaktansa daha rahat siyaset yapacakları tercihlerde bulunmalı  yargıyı beyan ve davranışları ile yıpratmamalıdırlar.

Hüseyin Tuztaş

                                          Devam edecek….

 

Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız...

on 07 Şubat 2014
Gösterim: 3037

Yorumlar  

#1 halil şakir taşcıoğlu 08-02-2014 09:48
ehil kalemden yine anlamlı ve güzel bir makale okudum...katılmamak mümkün değil...günümüzde ki aciz, korkak ve kimliksiz
kişilerin kolay yoldan birilerine tahakkümlerini kolaylaştırmak için adalet terazisinin altına sığınacağı yerde o teraziyi tutmaya
hevesleri elbette kursaklarında kalacaktır ve kalmalıdır...tahakküm ve totaliterlik korkak yöneticilerin baş vurdukları
bir yöntemdir...onlar toplumu değil sadece kendilerini düşünürler...yazınızdaki;
"...Bu haliyle yargı, yürütme ve yasamanın ne karşısında ne de yanındadır."
Bu görüşü benimsemiş olsalar; asla ne yargıyla, ne yargıçla ne de onların tüzel kişilikleriyle uğraşmazlar
ve asla da uğraşmamalıdırlar...yine ibretle okuduğum, ders almaya çalıştığım çok değerli açıklamalarınızdan dolayı
şahsınızı ve mümtaz kaleminizi tüm kalbimle kutluyor bil vesile selam ve saygılarımı sunuyorum...HŞT
#2 htuztas 08-02-2014 13:12
Sizler gibi geçmişten bu yana Türkiye geçmişinde zengin tecrübeye sahip kişilerin yorumları bana cesaret vermektedir.. Teşekkürler..

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır