CUMHURİYET

Cumhuriyet kelimesi Arapça kökten 18. yüzyılda Osmanlı Türkçesinde türetilmiş bir isimdir. Arapça CMHR kökü "bir araya toplanma, topluluk oluşturma", bu kökten türeyen cumhūr ise "cemiyet, toplum, kamu" anlamına gelir. 18. yüzyıl Avrupa'sında monarşi ile yönetilmeyen Holanda, İsviçre (ve 1789 Devrimi sonrasında Fransa) gibi ülkeleri tanımlayan Latince respublica > Fransızca république sözcüğünün Türkçe çevirisi olarak benimsenmiştir.Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, ulusun kendisini yönetmesi anlamına gelir. Cumhuriyet rejiminde iki unsur çok önemlidir: Yönetilenler ve yönetenler.

Bu iki unsurun sahip olması gereken özelliklerin başında dürüstlük gelir. Cumhuriyet rejiminde her iki tarafında dürüst ve namuslu olması gerekir. Rejimin demokrasi paltformuna oturtulması şarttır.

Cumhuriyet, milletin vatan ve hukuka sevgisi ve içten bağlılığı ile yaşatılmalıdır. Bu nedenle cumhuriyete hayat veren damarların başında demokrasi gelir. Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan ilişkisi çok önemlidir. Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet kendisini sert ve katı bir şekilde ama demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır. Bunların dışına çıkılmaması gereklidir, aksi taktirde demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar. Bundan da en büyük zararı cumhuriyet rejimi görür.Belirttiğimiz gibi Cumhuriyet rejimi dürüstlük rejimidir. İçinde halkın iradesinin bulunmadığı belli zümre , belli sınıf yada baskın sınıfların yönetimindeki bir rejimde cumhuriyetten bahsedilemez. Her sisitemin olmazsa olmaz kuralları olduğu gibi cumhuriyet rejiminin de olmazsa olmazları vardır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bunun en başta ve temelini oluşturan yönetimde halkın iradesinin olması durumudur. İçinde halkın özgür iradesinin bulunmadığı sistemlerin başına sonuna cumhuriyet eklenmesi o rejimi cumhuriyet yapmamaktadır.Bunu tek cümle ile anlatacak olursak; demokrasinin olmadığı sistemlerde uygulanan rejim cumhuriyet olamaz. Nitekim Atatürk’ün söylemleri ve uygulamalarına baktığımızda rejimi tanımlamalarında millet iradesini her zaman ön planda tuttuğunu görmekteyiz. “ Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” öz deyişi ise her şeyi anlatmaya yetmektedir.

Demokrasiyi benimsemiş siyasi rejimlerdeki cumhuriyetlerde özgürlüklerin kullanılma alanları, demokrasinin kuralları ile sınırlandırılmıştır. Demokratik sistem ile idare edilen cumhuriyetlerde hiç kimsenin sınırsız hak ve hukuku yoktur. Sınırsız hak ve hukukun olduğu rejimlere de demokrasi veya cumhuriyet denemez. Çünkü demokrasilerde ve demokratik cumhuriyetlerde kişilerin ve dolayısıyla toplumların özgürlükleri hukuk yolu ile güvence altına alınmıştır.

Cumhuriyet adına cumhuriyeti aşındırma gayretlerine millet olarak iyi dikkat etmemiz gerekmektedir. Halk bilmez, kendi kendini yönetme bilincinden yoksundur, kültürel olarak demokrasi özümsenmemiş gibi ön yargılarla halkın iradesinin önüne kendilerini koyan zümrelerin oyununa gelinmemelidir. Bizler cumhuriyeti Atatürk’ün bizlere armağan ettiği şekli ile korumak ve kollamak durumundayız. Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi bu sistemle iradesini kullanma özgürlüğüne kavuşan Türk Milletinindir. Bu görevi belli sınıf , kurum yada zümreye devretmemelidir. Bunun tek yolu ise millet olarak cumhuriyete sahip çıkmakla olur .

Tüm milletimizin Cumhuriyet Bayramı Kutlu olsun..
 

Hüseyin Tuztaş

on 08 Ağustos 2012
Gösterim: 3748

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır