Değişim mi Takiye mi?

İnsanlar değişir mi? Elbette değişir. Değişim insanın yapısında mevcuttur. İnsan hem değişir hem de gelişir. Bu böyle olmasa insanlar ilk çağda ne ise şimdide aynı olurdu. İnsan fani olmanın bir sonucu mükemmel değildir. Hataları kusurları ve yanlışları vardır olacaktır. Hatalarına ısrarla devam etmek insanın en önemli özelliği olan akıllı olma durumuna aykırı bir durumdur. İnsan yaşadığı hayattan ve geçmişin yanlışlarından geleceğin doğrularını çıkartma iradesini gösterebilmelidir. Doğrular da böylece ortaya çıkar. Bütün bu düşüncelerin sonucu şu yargıya varabiliriz. İnsanların değişmesi , zaman içerisinde hata olarak kabul ettiği yada yanlış olarak üçüncü kişilerce algılanan fikir ve davranışlardan geri dönmesi insanın insan olmasından kaynaklanan bir erdemdir.

Peki takiye nedir? Takiye bilinen anlamı ile insanın kendisini olduğundan farklı göstermektir. Takiye bir zorlamanın sonucudur. Muhatabı istemese de onu zorlayanlara karşı farklı davranış sergileme yada onu bu farklılığa itenlerin hoşnutluğunu ve kabulünü sağlama durumudur. Takiye saf anlatımı ile kandırmadır. Dahası aldatmadır. Takiye de görünen kimlik ve kişilik ile gerçek kişilik ve kimlik tamamen farklıdır. Bunlar örtüşmezler. İnsanı takiye ye iten değişik saikler vardır. Takiye çoğu zaman kendisine gelebileceğini öngördüğü tehlikelere karşı savunma ve kamufle etme şeklinde ortaya çıkar.  Çoğu zaman da karşıda ki insanları belli nedenler de ikna etmek onları yönlendirmek onların desteğini sağlamak için onlardan biri gibi davranmak şeklinde takiyeyi görmekteyiz.

Değişimle takiye arasında ne gibi farklılıklar vardır?
 
Değişimde içtenlik, takiye de aldatma vardır. Değişimde gerçek kişilikle görünen kişilikte uyum vardır. Oysa takiye de görünen kişilikle gerçek kişilikte taban tabana zıtlık vardır.
 
Peki her açılım, değişim midir? Yoksa takiye midir? Bunu farklı üçüncü bir kavram olarak mı değerlendirmeliyiz? Bence açılım farklı anlamlar içeren bir kavram değildir. Açılımla gelinen noktada samimiyet,devamlılık ve içtenlik varsa bu bir değişimdir. Açılım la gelinen noktada aldatma , kandırma samimiyetsizlik varsa bu bal gibi bir takiyedir. Takiye ise başkalarına ahmak görme ahlaksızlığıdır.
 
Bir insanın önceki söylemlerinden ve davranışlarından taban tabana zıt söylem ve davranışlarda bulunuyorsa, geçmişteki söylem ve davranışlarını sorguluyor ve hatalı olduğunu kabul ediyorsa bu durumda kişinin açılımının bir değişim olduğunu anlayabiliriz. Ancak geçmişi ile yüzleşmiyor, daha önce kara dediği şeye ak diyor ve bunun mantıklı bir izahını yapamıyor, kaypak ifadelerle geçiştiriyorsa bu kişinin açılımının bir takiye olduğu yönünde şüphe yoktur.
DEĞİŞİM VE TAKİYENİN AHLAKİ BOYUTU
 
Değişim  kişinin önceki hata ve yanlışlarından bir dönüş ve yeni doğruları ile barışık olarak gerçekleşmişse bu bir erdemdir. Değişimle birlikte bir takım tepkiler alınması değişimin doğasında vardır. Eğer çevresinde hiç yada yeterli tepki almıyorsa çevresinin de bu değişimi desteklediği ya da bu açılımın bir takiye olduğunun bilinci içerisinde sessiz kalındığını gösterir. Çoğunlukla çevresinden olumsuz tepkiler gelecektir. Korkaklık,döneklikle suçlanacaktır. Değişim isteyen bunu göğüsleyebilmelidir. Unutulmamalıdır ki değişimler sancılıdır.
 
Takiye ise özünü kandırma ve aldatma saikinden aldığından ahlaki olduğunu söylemek mümkün değildir. Çevresini kandıran ve aladatan bir insanın ruh hali ne ise takkiyecinin ruh halide odur. Bu tip insanların ne kendilerine ne de çevrelerine bir saygıları yoktur. Takiye gerçek kişilikle dışa sergilenen kişilik arasında devamlı çatışmayı sağladığından ortaya kişiliksizlik ve basitlik çıkacaktır. Netice itibarı ile değişime evet takiyeye hayır!
 
                                                                Hüseyin Tuztaş
on 16 Haziran 2012
Gösterim: 3060

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Yukarı Kaydır