Hoşgeldiniz!  

Sitemizde yazı ve yorum paylaşmak ve bazı bölümlerine ulaşmak için üye olmanız gereklidir.

   

Ziyaretçi Trafiği  

Bu gün92
Dün100
Bu hafta894
Bu ay92
Toplam7477

6
Online
Pazar, 01 Şubat 2015 23:08
   

İstatistikler  

Makale Görünüm Sayısı
696927
   

Çevrim içi olanlar  

8 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

   

Şairlerimiz

Damladaki Rahmeti bakıp da görmek lazım
İlmek ilmek nakşedip ruhlara örmek lazım
Bu uğurda yürürken, kalıp dimdik ayakta,
Yılmadan yıkılmadan, menzile varmak lazım.

Gece dünya durursa, sabah güneş doğar mı?
Suya talep olmayan, çöle yağmur yağar mı?

Yorum (0) Tıklanma: 17

On bir kırmızı gül sepetim
Yapraklarınız intihar ederken sonbaharda
Dikenleriniz gerdanlık gibi
Eksikliğine batıyor
Aşığız biz
İçimdeki seninle
Sana

Yorum (1) Tıklanma: 63

Mutluluk şiiri yazılmaz.

Mutluluk sevinçtir,

Gülümseyiş, huzurdur...

Rahat bir uykudur en hafifinden.

 

Hüzün kalıcıdır.

Bugün yoksa yarın...

Yanı başındadır.

Acıdır, sancıdır, sükuttur.

Yorum (2) Tıklanma: 113

Konak değildi ...

İki katlı

Toprak yığını belki

İzi babamın sırtındaydı hala

Ölmeden biraz önceye kadar

Kapısı vardı tahtadan

Açılmıyordu kimseye

Yorum (2) Tıklanma: 67

 Kaldır Başını

 

Zifiri gördüğün karanlık geceler

Kaç  gündüze gebedir bilirmisin?

 

Hep  sonbahar akşamları olmayacak,

İlkbahar  sabahları da yaşayacaksın.

 

Elde olanı Tek  ümit gibi görme,

Yeni ümitler yeşerecek sevgi mevsiminde.

Yorum (1) Tıklanma: 124


 

Sabahın ilk ışıklarıyla tan yeri ağarırken
Salkım saçak buzun erimesindeki çaresizliğim
Yokluğun ölümü hatırlatır diz bağcıklarım çözülür
Hüzünlü şarkıların nakaratında ah senin sesin nefesim
Ayaz gecelerde sensizlikten düşlerim don tutar

Yorum (3) Tıklanma: 63

Nasır'lı alın terim…

Yarıklar görüyorum ulu kayalıklarda
Fay hatları yer kabuklarında
Ve alın çatımdan düşüyorum derin çizgilerime
Ellerim ellerinde.
Artçıl depremler isyanlarımda
Aynalarda N/asırlaşıyor bir Tarih:
Ulubatlı Hasan oklanıyor, alın yazımda…

Nemli bir zaman geçiyor derin alın çizgimden
Bin bir azapla ağıtlar yakılıyor ezgimden
İlmek ilmek sökülüyor ter tenimden
Örsleşiyor yüreğim zaman çekiçleşiyor
Umutlarım gözyaşı derelerinden bir umman
Dövüldükçe gönül potamda çelikleşiyor
Ve Bilal Habeş; kanatan kırbaçlara gülümsüyor … 

Yorum (1) Tıklanma: 94

Hoş Sada - II


Model yeni olunca arıza beklenmiyor... 
Lakin kaza denilen, ansızın başa gelir! 
Takdir edilen ömre, yenisi eklenmiyor; 
Kimin ömrü ne kadar, onu yaratan bilir... 

"Al ömrüm senin olsun, kendininkine ekle! " 
Eklenmiyor ki işte öyle ekle demekle... 
Uzun ömür alınmaz, fazladan ödemekle! 
Bazen zengin çok yaşar, bazen fakir geç ölür... 

Yorum (3) Tıklanma: 59

Sanatkarımıza 
 

İkbalin sanatkarı, ilminle doğar eser 
Dikenlerin içinde, gül yaratan şaheser 
Cehalet dallarını, kırınca, güçlü keser 
…Yarınları yeşertir, öğretmenim, çınarım 
…Geliyorum peşinden, artık seninle varım… 

Semalara yükselen, bayrağın gölgesinde 
Umuda yelken açan, öncümün o sesinde 
‘Uçmak için hazır ol’ dersin ya, sıra bende 
…Açarsın kanadını, öğretmenim, konarım 
…Geliyorum peşinden, artık seninle varım 

Yorum (1) Tıklanma: 114

Gün yavaşça süzülür dağların arkasına,
Kanayan gökyüzünü seyre dalar ressamlar;
Yeni başladığımız şiirin yakasına,
Kızıllaşan sulardan pembe inciler damlar.

Gök aheste aheste şehre kehribar eler,
Evlerin arasında boy boy uzar gölgeler,
Bir şair kalemiyle şemsin kalbini deler,
Divanda raksa başlar pirifâni adamlar.

Yorum (2) Tıklanma: 46

 Hocam

Hocam, ben Şırnak’lı ‘Yağız Baran’ım; 
Bir oğlum var, cahil kalmasın hocam… 
İlim, irfan bilsin, canlar yakmasın, 
Teröristten örnek almasın hocam… 

Şimdiyece kıt-kanaat yetirdim, 
Cebimdeki son kerteyi bitirdim, 
İşte bak, elimle sana getirdim, 
Oğlum pkk'lı olmasın hocam… 

Yorum (1) Tıklanma: 117
Bu ne gamdır, bu ne keder
Şu ayrılık, yardan eder
Aşk beklemez, oldum heder
Çok bekleme, dönmez kader!
 
Düşlerimde gezip durma
Sefa sürüp beni sorma
Eskileri açıp durma
Gençlik yandı, sönmez kader! 

Yorum (0) Tıklanma: 55

Bir Öykü Anlattım Karanlıklara

Saatler durağan tik taklarında
Takvimler duvarları eskitiyor.
Gece erken iniyor eteklerine dağların.
Kopup gelen karanlıklara
Bir öykü anlatıyorum
Kurtların solumaları doluyor satır aralarına
Ayrılık yaman kelime can
Ayrılıktan öte duramıyorum. 

Yorum (0) Tıklanma: 109

 

Merdiven daya semaya
Basamaklarca hümâya
Huzur içinde sedâya
Çıkıp bakalım erenler

Kalb; alemlere yaygıdır
Aşk; ateşlere kaygıdır
Vaktinde sönmek saygıdır!
Geçip gidelim erenler 

Yorum (0) Tıklanma: 65

Çalmalıyız Pembe Umutlardan

Balıkçı motorlarının sesleri kulaklarımda
Yeni bir güne
Neşe ile uyanıyor zaman

Güneş
Toprağın iliklerini ısıtıyor
Börtü böcek
Etrafına gülümsüyor
Balkonumdaki serçeler
Şen- şakrak şarkılar söylüyor 

Yorum (0) Tıklanma: 102

Paraleller

Yeni değil, bu çatı on yıl önce verdi bel! 
Hesap bilmeyenlerin yapacağı da buydu... 
Hemen günah keçisi buldular bir paralel; 
Oysaki bu imama ilk kendileri uydu... 

İşleri çıkışırken ikisi de ak/tılar! 
Birisi benzin döküp ötekiler yaktılar... 
O dem paralel yoktu, millete dik baktılar; 
Üç maymun gibi bunlar, ne gördü ne de duydu... 

Yorum (4) Tıklanma: 63

Sevgilim üzülme gönlümü verdim

Naz edişindeki endamına yandım

Güllerden güzeldin sana vuruldum

Aşk bahçen gönlümdür seninle güzel

Yorum (1) Tıklanma: 104

Aşktan yana söz duyunca,
Ben hep seni düşünürüm.
Uçsuz hayaller boyunca,
Ben hep seni düşünürüm.

Yıldızlar kayar yüceden;
Renkler sıyrılır geceden;
Yüreğim sızlar inceden;
Ben hep seni düşünürüm. 

Yorum (2) Tıklanma: 84

Başaklar Erdemle Eğilir 

Her insanın ay gibi karanlık bir sinesi,
Henüz öğrenmediği bir hayat dersi vardır.
İnsan dilinde saklı, kader dilin ucunda
Düşlerle harelenen gönül bahçesi bir de…

Hedefsiz bir gemiye hangi rüzgâr yön verir?
Talih kuşu da konmaz, yatırımsız hayale.
Hayat, mücadeleyle resmedilen tuvalde,
Zafer, ufak adımla başlayan seferdedir. 

Yorum (0) Tıklanma: 144

Aklım erdiğinden beri tanırdım, 
Türk’ün sazındaki teldin Reyhani. 
Ben de seni asla ölmez sanırdım; 
.....Bildiğim çok güzel kuldun Reyhani, 
.....Nerde doğdun, nerde öldün Reyhani? 

Gerçek AŞIK idin, sevgiyle yandın, 
Herkesi sen sandın, ne dense; kandın, 
İftiraya kurban verdin, budandın, 
.....Buna mı kahredip, yıldın Reyhani? 
.....Nerde doğdun, nerde öldün Reyhani? 

Yorum (0) Tıklanma: 68

1963 Yılında Nevşehir'in Çat Kasabasında doğdu. İlk ve orta okulunu kasabasında liseyi Nevşehir Merkezde okudu. Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra kısa bir süre avukatlık yaptıktan sonra sırası ile Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi , Niğde ili Çamardı İlçesi , Kırşehir merkez ve Konya illerinde hakim olarak görev yaptı. Halende bu görevini sürdüren Hüseyin Tuztaş evli olup Aykut ve Burak isminde iki çocuğu bulunmaktadır. Değişik dergi ve sitelerde şiir ve makalaleri yayınlanmıştır.

1984'te Erzurum Lisesi'ni bitirdi. 1988'de Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1989'da avukatlık stajını tamamladı.1991'de Sütçüler Askerlik Şubesi Başkanlığı yaptı. İki yıllık kurs ve stajlarını tamamlayarak Cumhuriyet Savcısı olarak atandı. Sırasıyla Tunceli (1993-1996) , Yusufeli, Artvin (1996-1997) , Yıldızeli, Sivas (1998-2001) , Adana (2001-2006) 'da görev yaptı. Halen Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görevini sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

ESERLERİ
İnsan Boşluğu, Şiir (İstanbul-1987, Ukde Yayınları)
Yağmur Islıyor Beni, Şiir (Ankara-2009, Berikan Yayınevi) 

Hayri Buyruk 1972 Sivas doğumlu olup halen hakim olarak görev yapmaktadır.

Hayri Buyruk sitemizin değerli üyelerinden olup şiirlerini sitemiz de

yayınlamıştır.Ayrıca şiirleri Antoloji com da ve değişik sitelerde de yayınlamıştır.

Şiirlerinde derinliği ve gizemi ön planda tutun şair dostumuz bazan mahlaslı olarakta

şiirlerini yayınladığı olmaktadır. Sitemize büyük bir zenginlik katmıştır. Kendisine

teşekkürlerimizi sunuyoruz..