İncir kuşunun gagasında gül gibi

Masalsı ve benden uzak sevgili
Taşınması zor ihanet gibi nazın


Yap-boz oyununa çevirdin kalbimi

Ne gözlerinin derininde beni uyuttun
Ne ellerinin sıcaklığı ile elimden tuttun
Aşk, incir kuşunun gagasında bir güldü
Ben serenat zebunu, sense boş umuttun

Bırak beni, ben bağrıma taş basayım
Sana rağmen sensizliğe alışayım
Gözlerini çek, sözlerini çek kalbimden
Sanki seni hiç görmemiş gibi yaşayım.

Durdu GÜNEŞ 

 
 

 

Yorumlar  

 
htuztas
# Denecek hangi söz bu dizeleri anlatabilirki?htuztas 29-08-2012 10:49
Ne gözlerinin derininde beni uyuttun
Ne ellerinin sıcaklığı ile elimden tuttun
Aşk, incir kuşunun gagasında bir güldü
Ben serenat zebunu, sense boş umuttun

Bırak beni, ben bağrıma taş basayım
Sana rağmen sensizliğe alışayım
Gözlerini çek, sözlerini çek kalbimden
Sanki seni hiç görmemiş gibi yaşayım.

tebrikler....
 

 

 
 
dadaşca

0 # CVP: BIRAK BENİdadaşca 29-08-2012 11:05

28 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1718

İÇİMDE BİRŞEYLER VAR

İçimde bir şeyler var
Aşk, umut ve hiçlik arasında
Bahara hazırlanan kuru dal gibiyim


Yaşama bir adım daha yaklaşıyorum
Tanımsız bir yürek sancısında

İçimde bir şeyler var
Karanlıkta bir yanıp, bir sönen ateş böceği gibiyim
Hedefsiz bir alandayım, yönümü bilmiyorum
Kerameti kendinden menkul bir maceranın
Rüzgarına kapılmak istiyorum

28 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1960
Devamını Oku

Sen konuşunca
Bu yürek başka çarpar
Gök kubbenin en güzel sedası sesin
...
Hayata başka anlam katar
Sen konuşunca

Sen konuşunca
Birden bire Karacoğlan olurum
İçimde netleştiremediğim bir heyecan
Ben o heyecana kurban olurum
Sen konuşunca

25 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1449
Devamını Oku

Sen meni yahşı bilirsen

Çoh eyi tanirsen
Erzurum dadaşı, Harput’un gakkoşuyam,
Bu dağların koç yiğidi, Azerbaycan balasıyam.
Aydın’ın efesi, Anadolu’nun sesiyem
Türk’e kefen biçenin yeri küllük olar
Bilirsen yükseler o sancahlar, bayrahlar

Sen meni yahşi bilirsen
Çoh eyi tanirsen
Atatürk torunuyam, Resulzade oğluyam
Türkiye’nin koçağı, Kafkasya kartalıyam
Adım Mehmet, adım Mustafa, adım İlham
Men bu eziz milletin bayrak kimi neferiyem

21 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1183
Devamını Oku

Berrak bir nehir gibi

Çağlayana ne mutlu

Tövbede erir gibi

Ağlayana ne mutlu

 

Hayat sanki bir rüya

Sade bir sahne dünya

Umudunu sevdaya

Bağlayana ne mutlu

28 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2085
Devamını Oku

Mehmedim,

İçimizde koparken kızıl kıyamet
Sarsa da etrafımızı sinsi ihanet
Övünülecek bir değer varsa şayet


O senin bu toprağa düşmüş kanındır
O hepimiz adına tek destanındır


Mehmedim,
Bu vatan, bu devlet, ebed müddet bizim
Cihana nizam verecek hasret bizim
Bu uğurdaki şahadet, cennet bizim

25 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2051
Devamını Oku

Karlı dağlar sana kızgınım biraz,

Neden eteğinde kirli su akar?

Ekmeğini yediği yurduna,

Düşman  saklarsın kuytularında.

 

Neden kekik kokusu yerine barut?

Neden türküler yerine ağıt?

Neden gönlü dolu çobanlar yerine,

Nefret kokan ihanet gönüller?

21 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1983
Devamını Oku

İşte o gündü  ellerim buz gibi 

Saçlarım soğuktan diken dikendi

Beklediğim birazcık ilgi idi

Sıcaklığı  kara gözlerde buldum

 

Yağan kar tanecikleri getirdi

Bembeyaz tertemiz o ümitleri

Ararken bu kışta kaybettiğimi

Umudumu kara gözlerde buldum

28 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1818
Devamını Oku

DOKTOR

Yüzümdeki gölge geceler gibi derin
Kalbim bir zalim elinde virane doktor

Beni gömün derinliğine o gözlerin
Gönül o derin bakışa pervane doktor

Teselli mi vereceksin verme boşuna
Tesellinin tek ilacı o bir tane doktor

Anlatmak çok zor bilmem geldi mi başına?
Aşk zihinde bir yakıcı efsane doktor

25 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1524
Devamını Oku

Allah her kula bir zenahat vermis
Megerki bol nasip kismet yazıla
Kimine hoş geçim ganahat vermiş
Kimine hırs vermiş doymaz az ile

Terki diyar ettim 15 yasımda
Dolaştım bir hayli kendi başımda
Her ne is tuttuysam felek karşımda
Naçar kaldım paylaşılmaz göz ile

21 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1372
Devamını Oku

Nerde o sevimli gülümseyişlerin

Sesinin ritminde pırpır eden yüreğim
...


Şimdi bir sonbahar yaprağı gibi önüme düşer

Yalnızlığım ve çaresizliğim

 

Hala içimde sözlerin yankılanır

Bölük pürçük hatırlanan rüyalar gibi

Ben dalgın, hüzünlü bakakalmışım

27 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1458
Devamını Oku

Günler, aylar mevsimler geçer bir bir
Hayata, günaha ve melankoliye dair
İçimizde paramparça olan şiir
...


Zamanın kıyılarına çarpar durur
Ve dost dillerde yeniden can bulur

Yapışıp hayatın herhangi bir ucuna
Kaygılarla sallanırız boşu boşuna
Yaşarız öykümüzü hep yalnız başına

24 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1709
Devamını Oku

Sine de azgın yarayı

Sarmasını bilen gelsin

Büyüktür gönül sarayı

Varmasını bilen gelsin

 

Can olup candan içeri

Kan olup kandan içeri

Ben olup benden içeri

Girmesini bilen gelsin

19 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1267
Devamını Oku

Ne zaman efkâr bassa içimi
Karşıma iri gözlerin çıkar
Sesin eski bir aşk şarkısı gibi
...

Kulağımda çınlar

İçim yaşanmamış bir öykünün,
Özlemiyle dolar
Mevsim sonbahara döner
Rüzgâr hüzünlü bir ıslık çalar

27 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1533
Devamını Oku

İLK AŞK 

Bir yakıcı büyü gözlerinde

Bakışların mızrak mızrak

Dolaşma kalbimin üzerinde

Nolur bırak 

 

Bilmezsin içimde kandil kandil

Duygular yanar, umutlar yanar

Bilmezsin bu gönül cahil

Birden kanar

24 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1575
Devamını Oku

Ceyhan gün boyunca bulandı gene

Bir sevda kımıldar ağaçtan ayrı

Eski düşlerinden uyanır gönül

Zaman bir incecik dala dokunup

Rüzgar o türküyü ezberlemese

İçimden geçeri bilmez di dağlar

 

Bir siyah entari giyer tabiat

Sessizce düşünür gece yapraklar

Çalılar adama benzer nedense

Karanlık kurtarır ah çiçekleri

Sonra serinlerken korkunun kalbi

Üç defa yüzüme çarpar yarasa

19 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1092
Devamını Oku

Sen Düşersin Aklıma
Gönül dağım bir hardı
Yanan ocak dardı
Güne gün eklesem
Varan bir andı
Söz dinlemez gönlüme
Aşkla kokan çiçekte
Sen düşersin aklıma

Uzayan yollarda
O çekilmez yaban ellerde
Aşka susamış gönüllerde
Feryat figan eden Bülbülle
Sen düşersin aklıma

26 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1736
Devamını Oku

Haydi sende git sende

Arkana bakmadan git

Gözlerime bakmadan git

Haydi sende git diğerleri gibi

Beni benimle bırak sende git

 

Utanma sıkılma üzülme

Duygularının altında ezilme

Buraya kadar demeden git

Hoşca kal demeden git

Beni kendimle bırak sende git

24 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2061
Devamını Oku

Güzelliğin on par'etmez

Bu bendeki aşk olmasa

Eğlenecek yer bulaman

Gönlümdeki köşk olmasa

 

Tabirin sığmaz kaleme

Derdin dermandır yareme

İsmin yayılmaz aleme

Aşıklarda meşk olmasa

17 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1404
Devamını Oku

Bir monologtu aşkım, aslında
Ama ne itiraf ne inkar edebildim
Sense hayatın sıradanlığında


Belki yorgun, belki aşka biganeydin

İlgi çekmek için masum tuzaklar kurdum
İlgisiz tavra ilgisiz kalmak gibi
Oysa sen bana o kadar uzaktın ki
Misillemesi bile saçma bir yalnızlıktı benimki

26 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1830
Devamını Oku

BENGİSU
-Kızım Bengisu’ya-

Güzel bir bahar sabahı
Bahar ve sabah kadar güzel,
Gözlerini açtın dünyaya.
Gözbebeklerinde ışıl ışıl gün ışığı
Tomurcukça yaşama tutkusu
Ve bir şiir gibi güzelliğin Bengisu.

Yüzünde yaşanmamış yılların tazeliği
Duru, sade, masum ve içten,
Sunar tadılmamış güzelliği
Umuttan, sevgiden, sevinçten.
Gözlerin yağmur damlası, tenin gül kokusu
Yaşamak kadar güzelsin Bengisu.

24 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1803
Devamını Oku

 Bir gün dönersin diye,

Yıldızlara astım sevgimi.
Hep yarınlarıma erteledim,
Sevinçlerimi.
Yedi kat yerin altına gömdüm,
Tüm kederlerimi.

Anılarımı ısıttım,
Soğuk kış gecelerinde.
Arzularımı yeşerttim,
Nisan yağmurlarında.
Umutlarımı büyüttüm,
Haziran akşamlarında.

17 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1962
Devamını Oku

Gözlerin tutkulu bir mektup gibi

Kıpır kıpır yer vermez umutsuzluğa

Bir yabani at gibi özgür ruhla

Sürükler insanı

Göz alabildiğine bir sonsuzluğa

 

Gözlerin serüvenlerin açık denizi

Karanlıklarda ay ışığı

Bir rüzgâr olur hasretle vuslat arasında

Gözlerime yağmur getirir

Ve gönül dünyama gök kuşağı

26 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1967
Devamını Oku

 Bayrağımın rengi aldan al kırmızı

Milletim kadar büyük, kan kırmızı

Onca şehit kanı var çehrende

Esen yelde dalga dalga al kırmızı

 

Bulutlardan öte arşa uzanmış bir el

Rengine,aşkına nasıl doyayım

Sembolüm olmuş milletimle bir

Ay, yıldızınla göz kırpan ihtişamın

Dağ başında açan al lalem

23 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1994
Devamını Oku

 

 

Uçsuz bucaksız gökyüzüne yayılmış

Çam, köknar, ladin ve gürgen kokuları

Karadeniz yaylasına karşı içten yakarış

İki elini yanlara açmışsa içindeki çocuk

Yeşilliğin her tonu var ki koynunda

Dünyada hoş bir nefes almak gibi

Tabiat içinse sevecen bahar

Düşlerimdeki özgürlüğü arıyorum

Gözlerimi hiç kırpmamışım güneşe

 

Parmak uçlarımdaki haleydin sen

Kelebeğin kanadındaki motifle

Güneşin doğuşuyla batışı arasında

Deli dolu bükülen bir aşk deresinde 

16 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 2812
Devamını Oku

Güneşli günde çiçek sulayan kız

Gözlerinde güneşi taşıyan kız

Çiçek buketi gibi hayalini sundun

Bahar şarkısı gibi içimde yaşayan kız

 

Nedir arada yaşanan ya da yaşanacak

Sadece sözcükler var yürek kadar sıcak

Sensiz yüreğime karlar yağacak

İçimi ısıtan, gönlümü okşayan kız

26 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1978
Devamını Oku

Sana Geliyorum
Görmeden, doğduğum gecenin seherini,
Ellerim değmeden anama
Ve günah izi yokken dudaklarımda,
Bebeklere has bir dille ağlayarak,
SANA geliyorum SANA
Çırılçıplak! ..

Bir garip ağaç oldum aşk ülkesinde,
Köklerim sığmadı zamana;
Silktim ham meyvelerimi utandım da,
Kutsal duygularınla donandım yaprak yaprak.
SANA geliyorum SANA
Dal budak! ..

23 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1316
Devamını Oku

Suriye'de çocuk olmak ne demektir, bilir misin?
Cehennemin ortasında sen yaşayabilir misin?
Ne demektir bir düşünün, Suriye'de çocuk olmak;
Sonu olmayan savaşın tam da ortasında kalmak,
Suriye' de çocuk olmak, savaşa açmak gözünü,
Ne olduğunu bilmeden savaşa dönmek yüzünü,
Suriye'deki çocuklar; gözler yeşil, mavi, kara,
Üzgün, ürkek ve çaresiz; boş boş bakar sokaklara...

Babama muhalif diyorlar, amcam Esad ordusunda,
Annem yollarını gözler, yıkık evin avlusunda...
Bize belli etmese de, içten içe ağlıyordu;
Akmaz artık gözyaşları, göz pınarları kurudu,
Babam belki geri dönmez, amcam dönemezse hatta;
Üç kardeşim, ben ve annem, sefil oluruz hayatta..

16 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1982
Devamını Oku

Ne zaman seni görsem

Bahara hazırlanan erguvan olurum

Konuşmalar geçer oradan buradan

Ben bir rüyadan bir rüyaya savrulurum

Ne zaman seni görsem

 

Ne zaman seni görsem

Bir aşk şiiri yaşatır gülen gözün

İçimde yeni şiirler yeşerir

Kalbimin ayışığı olur yüzün

Ne zaman seni görsem

25 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1848
Devamını Oku

Akıl duvarıma manadan çulsun

Âşk namelerime mühürsüz pulsun

Bilirim sevmeyi bitmeyen yolsun

Pusayım sana da şu cinnetim ol

 

Dumansız yanarım savrulur külüm

Bülbülün peşini bırakmaz zûlüm

Bir bir yaprakları dökülen gülüm

Yanayım sana da bu minnetim ol

22 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1751
Devamını Oku

Deliliğimiz, deli-kanlılığımızdan olmalı

Yoksa yırtmadık yakamızı

Kimselerle dalaşıp

Köşe kapmaca oynamadık kolluk kuvvetleriyle

Sadece alın terimizdi akıttığımız

Bir lokma bir hırkayken kaygımız

Bir kere olsun sabıka kaydına düşmedi adımız…

 

Bu karakol misafirhanesinde oluşumuz

Sebepsiz değildi.

Yanlış anlaşılmasın sakın,

16 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1486
Devamını Oku

Ne zaman içime bir hiçlik düşse
Biri beni düşünüyor diye avunurum
Hayatın curcunası üstüme üşüşse
O Bir’inin sevgisinde sükun bulurum

Anlamam bu ne garip bir duygudur
Rüzgar gibi içimde uğuldar durur
Aşk içimde bitmeyen bir taslak olur
Tamamlanmaz bir türlü ben mahvolurum

25 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.
Gösterim: 1753
Devamını Oku

1963 Yılında Nevşehir'in Çat Kasabasında doğdu. İlk ve orta okulunu kasabasında liseyi Nevşehir Merkezde okudu. Ankara Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra kısa bir süre avukatlık yaptıktan sonra sırası ile Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi , Niğde ili Çamardı İlçesi , Kırşehir merkez ve Konya illerinde hakim olarak görev yaptı. Halende bu görevini sürdüren Hüseyin Tuztaş evli olup Aykut ve Burak isminde iki çocuğu bulunmaktadır. Değişik dergi ve sitelerde şiir ve makalaleri yayınlanmıştır.

1984'te Erzurum Lisesi'ni bitirdi. 1988'de Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1989'da avukatlık stajını tamamladı.1991'de Sütçüler Askerlik Şubesi Başkanlığı yaptı. İki yıllık kurs ve stajlarını tamamlayarak Cumhuriyet Savcısı olarak atandı. Sırasıyla Tunceli (1993-1996) , Yusufeli, Artvin (1996-1997) , Yıldızeli, Sivas (1998-2001) , Adana (2001-2006) 'da görev yaptı. Halen Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görevini sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

ESERLERİ
İnsan Boşluğu, Şiir (İstanbul-1987, Ukde Yayınları)
Yağmur Islıyor Beni, Şiir (Ankara-2009, Berikan Yayınevi) 

Hayri Buyruk 1972 Sivas doğumlu olup halen hakim olarak görev yapmaktadır.

Hayri Buyruk sitemizin değerli üyelerinden olup şiirlerini sitemiz de

yayınlamıştır.Ayrıca şiirleri Antoloji com da ve değişik sitelerde de yayınlamıştır.

Şiirlerinde derinliği ve gizemi ön planda tutun şair dostumuz bazan mahlaslı olarakta

şiirlerini yayınladığı olmaktadır. Sitemize büyük bir zenginlik katmıştır. Kendisine

teşekkürlerimizi sunuyoruz..

1932 yılının Nisan ayında Kahramanmaraş ili, Ekinözü ilçesinde dünyaya geldi. Dedesi, babası ve kardeşleri de şair olduğu için küçük yaşlarda şiire merak sardı. İlk yazdığı şiirleri 2 kitap olacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 'Hasan'a Mektuplar' ismi altında 1964 yılında 10.000 adet bastırdı. Fedai Yayınları arasında çıkan bu eser kısa zamanda tükendi ve 2. baskısını yine 10.000 adet bastırdı.

1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi. 1981 yılı Mart ayında emekli oldu.

Mücadeleci şiirlerinin çokluğu şartlardan kaynaklanmaktadır. 27 Mayıs Darbesi, zinde güçler, demokrasi maskaralığı ve haksızlıklar hiciv şiirlerini besledi. 30'a yakın davada yazdığı şiirler nedeniyle yargılandı, hepsinden beraat etti. Avukat tutmadı, hep kendi kendini savundu. Hiçbir iktidarla barışık olmadı.

Şiirlerinde esas unsur insandır. Serdengeçti, Töre-Devlet, Ocak, Yeni Düşünce, Yenisey, Alperen yayınları olarak şimdiye kadar 12 şiir kitabı, bir tane de makalelerinden derlenen nesir kitabı çıktı.

1985 yılında gazeteciliğe başladı. Bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı: 'Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım'. 2012 yılında ciğerlerindeki enfeksiyon nedeniyle bir süre Konya'da tedavi gördü.

7 Haziran 2012 tarihinde, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde yoğun bakımda iken hayatını kaybetti.  İnanıyorum ki onun yiğitçe açtığı çığırdan bir çok yürekli şair yetişecek ve asırlarca onun duygularını şiirlerinde dillendirecektir. Kendisine Allah'dan rahmet diliyorum. Mekanı Cennet olsun..

Yayınlanmış eserleri:


Hasan'a Mektuplar (1965)
Akıl Karaya Vurdu(1965)
Eli Kulakta (1969)
Vur Emri (1973)
Kan Yazısı (1978)
Suları Islatamadım (1983)
Beşinci Mevsim (1985)
Dosta Doğru, Akıl Karaya Vurdu (1994)
Yasaklı Rüyalar (2000)
Gökçekimi (2000)
Gerdanlık - I (2000)
Gerdanlık - II (2002)
Parmak İzi (2002)
Yağmur Yerden Yağar (2002)
Anadolu'da Bahar(2006)
Barış Çağrısı-Dünya Barışına Çağrı Grubu-Meneviş Yayınları(2009)
Aynanın İki Yüzü