BİRAZDA BİTKİLERİ DİNLEYELİM

BİRAZ DA BİTKİLERİ DİNLEYELİM

Tabiatta her şeyin bir dili vardır. Bu dil canlı cansız varlıkların doğasında var olduğu gibi kültürel olarak yüklediğimiz anlamlarla da bir dil oluşturabilir.

Kültürel anlamda renkler, biçimler varlıklar bize hep bir şeyler söyler. Zamanla ve kültüre göre söyledikleri değişebilir   Örneğin sedir ağacı eskiden devletin gücünü, şan ve şerefi, dayanıklılığı ve sonsuzluğu simgeler. Hatta sadaret kelimesinin sedirden geldiği söylenir. Bazı inançlar bakımından kutsal kabul edilmiştir. Kiraz çiçeği de Japonlar için kutsal, milli ve baharın müjdecisi olarak bilinir. Ancak başka bir millet için anlam ifade etmeyebilir.

Bitkilere çeşitli anlamlar verilmesi kültürün renklenmesinde önemli bir figürdür. Dört yapraklı yoncanın şansı işaret etmesi, zeytin dalının barışı simgelemesi, kırmızı gülün sevgiyi ifade etmesi gibi.

Ben insanların bitkilere verdiği anlamlardan yola çıkarak onları konuşturmak ve düşünce dünyamıza küçük küçük pencereler açmak istiyorum. Böylelikle dünyamıza güzellik katan çiçekler, hayata huzur katan orman, soframızı süsleyen meyve ve sebzeler düşünce dünyamızda da konuşarak yeni roller alacaktır. Umarım bu yazı serüveni faydalı olur.

                                   **                                           **

Zeytin dalı, deve dikenine “Ben barışta rol alırım. Sen ise aykırılığın ve kabalığın sembolüsün” demiş Deve dikeni, “İnsanlar sana öyle anlam yüklüyor diye övünme. İnsanlar zehirli yılanı da tıbbın sembolü yapabiliyor. İsterlerse bana da kutsallık izafe edebilirler. Sana dışardan verilen lütuf sıfatlarla övünmeyi bırak” demiş.

                                   **                                           **

Gül ağacı yerde yatan meşe odununa bakarak “Benimle insanlar  sevgiyi, güzelliği, dostluğu ifade ederler. Sen ey Allahın odunu ne işe yararsın?” diye küçümsemiş. Meşe odunu alınarak söylenmiş  “Kendini ne sanıyorsun? Benden kağıt olur. O kağıtlardan çıkan ışıkla insanların beyinleri aydınlanır. Aydınlanmayan beyinlerin   ne sevgisi ne  erdemi ne de dostluğu olacaktır. Diyelim ki hiç bir şey olamadım gider, odun olarak bir şöminede yanar, bir romantizmin sıcaklığına katkıda bulunurum. Seni canlıyken el üstünde tutarlar  ama solduğunda ve öldüğünde bir işe yaramazsın. Benim ölüm bile sıcaktır ve insanlar için hayatidir.”

                                   **                                           **

Dört yapraklı yonca ısırgan otuna bakmış “ Ben insanlara şans getiriyorum. Sen ne işe yararsın?  Yapışkan tüylerinle insanlara dokunduğunda kızarıklık ve kaşıntı yaparsın.” demiş. Isırgan otu “Ya yürü git işine kardeşim. Üç yapraklı da olsan, dört yapraklı da olsan neticede bir hayvan yemisin. Ama ben öyle miyim?  İnsanlar bende o kadar çok şifa buldular ki hani hurafe olmasa kutsallaştıracaklar, ayıp olmasa rozet diye yakalarına takacaklar” demiş.

**      

Ökse otu yukardan maydanoza bakarak “Ben kutsal bitkiyim. Şifa kaynağıyım. Bazı dinlerde özel anlamım var. Romanlardaki doğa tasvirlerinde yer alırım” demiş. Maydanoz “Bırak bu masalları, ayakların yere değmiyor onun için uçuyorsun. Ağaçların üzerinde asalak olarak yaşıyor sonra da hava atıyorsun. Bana atfedilen şifaları anlatsam kitap olur.”
Ökse otu sözlere alınmış sonra “bilirim seni her şeye maydanoz olursun” demiş.
** **


Söğüt ağacı serviye bakmış “Ben hem kutsalım hem de diri insanlara gölgemle rahatlık veririm. Sense ölülerin başında beklersin. Rüzgâr eser, yapraklarının sesleriyle hüzün verirsin” demiş. Servi “Bilmeden konuşma. Bir kere benim boyumu sevgiliye benzetirler. Mezarlıkta yer almam da istilacı değilim yatanlara zarar vermem göğe doğru yükselirim. ahireti hatırlatırım. Sense gölgenle tembelliği, yan gelip yatmayı hatırlatırsın” demiş. Söğüt bu sözlere alınmış sonra “Sözlerinde biraz kavak yeli esiyor kayda almaya değmez” demiş
** **

Çınar yaprağı yerde yatarken üstüne basıp geçen adamın arkasından seslenmiş “Niye beni tepeleyip geçiyorsun yarın eklemlerin kireçlenecek bana muhtaç olacaksın. Sonra beni yerde gördüğünde mübarek ekmek gibi öpüp başına koyacaksın” demiş. Adam gençmiş ve duymamış Çınar yaprağı söylenmeye devam etmiş” Şimdi duymazsın beni hele bir yaşlan da göreyim seni. Bu ayaklarınla tıpış tıpış benim ayağıma gelirsin.”
** **
Bir bitkiye “Niye kendi çiçeğinin tozu ile kendi çiçeğinin tozlanmasını istemiyorsun?” demişler. “Kardeşim biz asırlardık denedik ve öğrendik. Artık çelimsiz, cılız ve bozuk olmak istemiyoruz. Onun için bu yöntemi geliştirdik. Bir tek, en gelişmiş mahlûkuz diye övünen insanlar hala akraba evliliği yapıyorlar, onları anlamıyoruz” demiş.
** **
Bitkilere “Bir birlik kuruyor musunuz? Sosyal dayanışmanız var mı? Birliğinizde hep aynı tür bitkiler mi yer alır?” diye sormuşlar. Bitkilerin temsilcisi cevaplamış “Bizim birliklerimiz var. Değişik bitki türlerinden oluşur. Ahenkli bir bütünlük halinde yaşarız. Çeşitliliğimiz kaos değil düzeni, husumeti değil dostluğu doğurur. Bazen insanlar bu birlikteliğimizi bozuyor. Diyelim bir bitki türünü yok ediyor. İşte o zaman birliğimizdeki ahengi baltalıyor. Düzen tutmakta zorlanıyoruz. İnsanlar hasta tavırlarını bize yansıtıyorlar. Bize bakıp hayatlarına yön vereceklerine bizi baltalayıp hayatlarını çıkmaza sokuyorlar. Allah akıl vermiş ama insanlar onu kullanmasını bir türlü öğrenememişler” 
** **
Bir çiçeğe “Aşkı hep sembolize edersiniz ama sizin aşk hayatınız nasıl?” demişler. Çiçek “Bizim hayatımız baştan sona hep aşktır. Çiçek tozu dediğiniz şey davul tozu değil baştan aşağı aşk işte. Ve her şey bizim aşkımıza postacılık yapar. Rüzgâr, böcekler, kuşlar bizim için çalışır. Aşk olmazsa hayat olur mu?” demiş.

(Devam edecek)

 

Durdu GÜNEŞ

 

 
htuztas
# CVP: BİRAZDA BİTKİLERİ DİNLEYELİMhtuztas 13-09-2012 19:38
Gerçeklik payı olan ilginç bir yaklaşım.. Bitkilerin de canlı olduklarını düşündüğümüzde onlarında mutlaka bir dili olacaktır. Durdu dostumuz bu dili çözdüm diyor ve merakla diğer bitkilerin diyaloglarını bekliyoruz.. Teşekkürler..
 

 

 
 
dadaşca
0 # ilginçdadaşca 14-09-2012 22:27
Durdu bey yelpazeniz çok geniş yazılarınız zengin kültürlü merakla bekliyoruz yeni yazılarınızı
 

 

 
 
durdugunes
0 # Teşekkürdurdugunes 15-09-2012 01:40
Yorum ve katkılarınızla bu konuda beni cesaretlendirdiğiniz için teşekkür ederim.
Bitkilerin konuşması devam edecek.
Selam ve muhabbetlerimle.
 

 

 
on 13 Eylül 2012
Gösterim: 2970

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.