SEVGİ PINARI

Hukuk & Kültür ve Edebiyat Sitesi

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun

29.09.2020 Tarih, 2019/4-542  Esas, 2020/677 Kararı

ÖZET: Somut olayda, dava 29.11.2017 tarihinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde açıldığından ve Özel Dairece karar düzeltmeye konu esasa ilişkin karar da bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verildiğinden 6100 sayılı HMK’nın istinaf yolu ve temyiz yoluna ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 06.11.2018 tarihli ve 2017/66 E., 2018/68 K. sayılı karara karşı davacının temyiz isteminin miktardan reddini kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 28.02.2019 tarihli ve 2019/4-141 E., 2019/238 K. sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir.

2. Hukuk Genel Kurulunca karar düzeltme dilekçesi, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

3. Dava, yargısal faaliyet nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

4.  Özel Dairece; davanın esastan reddine karar verilmiş, davacının temyiz istemi üzerine Hukuk Genel Kurulunca; “…somut olayda davacı tarafça 30.000,00TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş, Özel Dairece davanın reddine karar verilmiş ve dava konusu 30.000,00TL manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Bu durumda dava değeri 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davacının temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir...” gerekçesiyle davacının temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

5. Hukuk Genel Kurulunda davacı tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin görüşülmesi sırasında öncelikle; bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçtiği, bu tarihten itibaren 6100 sayılı HMK’nın istinaf ve temyiz hükümlerinin uygulanmaya başlandığı, Özel Dairece ilk derece mahkemesi sıfatıyla 06.11.2018 tarihinde karar verildiği ve 6100 sayılı HMK’da Yargıtayın temyiz incelemesi sonucu verdiği kararlara karşı karar düzeltme kanun yolu düzenlenmediği dikkate alındığında davacının karar düzeltme isteminin incelenip incelenemeyeceği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

6. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un Geçici 2/1. maddesinde, “…Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmî Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilerek bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihi itibariyle fiilî olarak göreve başlamıştır.

7. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3/2. maddesinde “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” düzenlemesine yer verilmiş iken 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile bu hüküm “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur (Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.). Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde değiştirilmiştir.

8. Bu değişiklikten önce kanun yoluna başvuruda, kanun yoluna başvuru tarihi nazara alınır iken, değişiklikle bu yol terk edilmiş ve karar tarihi esas alınmıştır. Diğer bir deyişle bir karara karşı gidilebilecek kanun yolunu belirlemek için bu kararın verildiği tarihe bakılacaktır.

9.  Somut olayda, dava 29.11.2017 tarihinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde açıldığından ve Özel Dairece karar düzeltmeye konu esasa ilişkin karar da bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verildiğinden 6100 sayılı HMK’nın istinaf yolu ve temyiz yoluna ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

10. 6100 sayılı HMK’nın 341 ilâ 381. maddelerinde istinaf yolu, temyiz yolu ve yargılamanın iadesi kanun yollarına yer verilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) döneminde tanınmış olan karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir. Bu nedenle bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen Özel Daire kararının temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca verilen karar aleyhine karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmadığından karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

 

SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle;

Davacının karar düzeltme isteminin REDDİNE,   

İstek hâlinde karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.     

Yorum Yapabilmek için Siteye Kayıt olmanız gereklidir.

Siteye Kayıt için Tıklayınız.

Template Settings
Select color sample for all parameters
Red Green Blue Gray
Background Color
Text Color
Google Font
Body Font-size
Body Font-family
Scroll to top